FİKİR YARATMA VE BU FİKİRLERİ SATMA - Bölüm 2

Fikirler farklı şekillerde ve boyutlarda gelir ve sonra çok karmaşık bir hal alabilirler. Fikirler doğası gereği çok basit yada çok karmaşık olabilirler. Ve onların karakteristik olarak subjektif doğaları gereği fikirlerin ne yada nasıl sunuldukalarına bağlı olarak değiştiğini var sayabiliriz. Bazıları fiyonk süslemeleri paketlerde süslü püslü gelebilir, bazıları basit ambalajlarda, bazıları ise tamamen doğal halde.

Nasıl geldiklerine bakmaksızın, sadece beyin fırtınası oturumlarından sağ çıkmayı başaranlar ve değirmenin bir çarkı olabilenler ayakta kalıyor. Planlama ve gelişim zorluklarına karşı dik durabilenler duyarlı fikirlerdir ve içerik ideasyon stratejisinin son sürecini yapılandırılabilirler.

Daha önceki blog'da da bahsettiğim gibi, fikirlerin yaratılması konusunda bir bilim var. Bu yaratıcı süreç zamanın ve teknolojinin gereksinimlerini etkin ve sürekli olarak karşılayan yüksek kaliteli dijital içerikte ideasyon sonuçları üzerine olan yapılandırılmış bir yaklaşımı göstermektedir. Bu yaklaşım, ortaya çıkan ürünün kalitesinin üst düzeyde ve büyük bir kalibrede olmasını sağlar. Bu yapısal süreci maksimize etmek sizin dijital içeriğinizi diğerlerinden ayıran farklı ama uyumlu bir strateji sağlar.

Ortamın Ayarlanması

Haydi şimdi başlayalım. ilk olarak, ideasyon stratejinizi oluşturduğunuz ortamı bilmek önemlidir. Bunu kurmak için, içerik için ne sıklıkta fikirler üretmeniz gerektiğini düşünmemiz gerekiyor. Dahası, ayrıca kimin için yazdığınızı ve içeriği maksimize etmek için hangi kaynaklara sahip olduğunuzu anlamak mecburidir. Çünkü ideasyon stratejisi hedef kitlenizin veya pazarınızın anahtar bir element olduğunu bilerek ait olduğunuz iş kolu veya endüstriye göre faklılık gösterebilir. Bu da yeterli olmayabilir. Sonuç olarak, kitlenizi hedef aldığınızda, onların beklentilerini anlamak ve kısa ve uzun dönem ihtiyaçları tanımlamak değerli olacaktır. Bu sizin kalıcı ve sağlam sonuçları olan neredeyse kusursuz hedefler ve amaçlar koymanızı sağlar.

Ortamınızı Anlamak

İçerik ideasyonunun sıklığı ayrıca birlikte çalıştığınız şirkete de bağlıdır. Eğer, örneğin, Wazzle Media gibi çeşitli kaynakları ve kanalları olan büyük kurum içi şirketler için metin yazarlığı yapıyorsanız, ayda bir çok kez iş teslim etmeniz beklenir. Eğer bağımsız olarak veya freelance çalışıyorsanız, bu sıklık yılda üç yada dört kez olabilir.

İdeasyonun ortaya çıktığı fiziksel ortam bu süreç için çok kritik bir öneme sahiptir. Farzedelim ki çalışma yeriniz dosyalar ve masanızın üzerinde birbirine karışmış kağıtlar ile dolu, ve dosyalar size teslim tarihlerinin çok yaklaştığını hatırlatıyorlar, bu ortamda beklediğiniz ilhamı yakalamanız zor olacaktır. Çalıştığınız fiziksel ortam beyninizin çalışmasının yavaşlamasına sebep olabilir ve bu yüzden bu durum da ideasyon stratejisini engeller.

Fikir'in Gelişimi

İçerik ideasyonunun biyolojik süreci beyinden başlar. Fikirlerin nasıl yaratıldığını anlamak bizi üç anahtar elemente veya bir sistem olarak birlikte çalışan ağlara yönlendirecektir ve bu yapıda-göze batan ağda, içsel ve idari dikkat ağı, ve hayal gücü ağı. Bunlar beyin sinaps'larını kontrol eden ve beyine birincil işini yani düşünmeyi veren geçerli ağlardır.

Göze Çarpan Ağ

Göze çarpan ağ, bir anahtar gibi çalışarak etrafınızdaki şeyleri sonra beyinin uygun bölgelerine kanalize etmek üzere işleme alma görevini üstlenir.

İçsel veya İdari Dikkat Ağı

İçsel veya idari dikkat ağı beyinin hafızaya bağlı olan kısmıdır ve gelecekte kullanılmak üzere bilgileri ve verileri depolar. Bunun asıl görevi düşünme sürecidir, imzalamak istediğiniz bir iş anlaşması veya bir toplantıdayken olduğu gibi gerçekten derin düşünürken kullandığımız bölüm.

Hayal Gücü Ağı

Bilgilerin işlenmesi, onları diğer senaryolar ile ilişkilendirmek veya sınıflandırmak hayal gücü ağının fonksiyonudur. Temel olarak yeni fikirleri tetiklemesi beklenen geçmiş, şimdiki ve gelecek senaryolarını birbirine bağlar.

Fiziksel Ortam

Gürültülü ve yoğun bir sıradanlığın olduğu ortamlardan uzakta çalışmak bu üç ağın fonksiyonlarının maksimize olması konusunda yardımcı olabilir. Ofisin gürültülü patırtılı ortamından uzaklaşmak beynin rahatlamasına yardımcı olur ve bu da beynin açılmasını sağlar ve bu şekilde tam kapasite ile çalışabilir. Bazen, takımınızla çalışabileceğiniz ve diğer iş arkadaşlarınız tarafından sürekli rahatsız edilmeden içerik ideasyonunu tartışabileceğiniz sessiz bir kafe gibi yeni ortamlar bu sürece katkıda bulunur. Farklı bir ortam beyini yeni ve yaratıcı fikirler üretmesi konusunda destekleyebilir.